İptal Davasına Konu Olur mu?
Disiplin suç ve cezalarının kanunla düzenlenmesi gerekir. Nitekim Anayasa madde 128 “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” hükmünü havidir. Kanunlarda da memurlar ve diğer kamu görevlilerine verilebilecek disiplin cezaları düzenlenmiştir. Örneğin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memuriyetten çıkarmacezaları öngörülmüştür.
Uygulamada ise idareler kimi zaman kamu yararı amacıdışında kişisel veya siyasi saiklerle; kimi zaman da bilgisizlikleri nedeniyle istihdam ettikleri personele, tabi oldukları mevzuatta yer almayan cezalar uygulamaktadırlar.Personele daha dikkatli olması, aksi hâlde yasal işlem yapılacağı ihtarı veya personelin sözlü olarak uyarılması bu durumlara örnek verilebilir.
İdari yargı yerleri kimi zaman bu işlemlere karşı açılan davaları işlemler icrai olmadığı; muhatabı üzerinde herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle reddetmektedirler. Ancak bu tür işlemler sonuçları itibariyle disiplin cezaları ile benzer etkiler gösterebilmektedir. Zira bu işlemler personelin özlük dosyasında saklanmakta, personel ile ilgili olarak tesis edilecek sonraki atama ya da disiplin cezası (tekerrür) işlemlerinde dikkate alınabilmektedir.
Mahkemelerin bu nitelikteki kararlarında dayanağı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14 ve 15’inci maddeleri olmaktadır. Anılan maddeler uyarınca “idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem (icrai)”bulunmaması halinde dava reddedilmektedir.
Bununla birlikte, kişilere idareler tarafından kamu gücüne dayalı olarak tesis edilen ve kişilerin hukuki durumlarını etkileyen idari işlemlere karşı dava açma olanağının sağlanması mahkemeye erişim hakkı kapsamındadır. Her ne kadar 2577 sayılı Kanun’da dava konusu işlemin icrai olması gerektiği ifade edilmişse de işlemin icrailiğinindeğerlendirilmesinde işlemin mahiyeti, muhatabının hukuki durumuna ve gelecek yaşantısına etkileri göz önünde bulundurulmalıdır. Danıştay da kararlarında, kamu görevlilerinin disiplin cezası niteliği taşımayan bir biçimde yazılı olarak ikaz edilmelerine imkân tanıyan bir düzenleme bulunmamasına rağmen bu yazı personelin özlük dosyasına gireceğinden ve idarelerin takdir yetkisini kullanarak tesis edecekleri işlemlerde dikkate alınabileceğinden, bu tür işlemlerin iptal edilmesi gerektiğine karar vermektedir.
Anayasa Mahkemesi de bireysel başvuru yolu ile önüne gelen uyuşmazlıklarda Danıştay içtihadında benimsenenyaklaşıma paralel olarak başvurucunun yazılı olarak uyarılması yolunda tesis edilen ve özlük dosyasında saklanan işlemin başvurucu üzerinde birtakım hukuksal sonuçlar doğurma kapasitesinin bulunduğunu ve bu hâliyle icraiolduğunu kabul etmekte ve aksi yöndeki mahkeme kararlarını,Danıştay içtihadında belirtilen ölçütler kapsamında bir değerlendirme yapılarak karar verilmediği gerekçesiyle mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirmektedir.