1 - 26.03.2013 tarihli ve 28599 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama Ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Geçici görevlendirme” başlıklı 11 inci maddesinde “(1) Bakanlık önceden duyurmak suretiyle talepte bulunan personeli geçici olarak görevlendirebileceği gibi ihtiyaç hâlinde re’sen de görevlendirebilir. Re’sen yapılan geçici görevlendirme süresi bir mali yılda iki ayı geçemez” hükmü yer almaktadır.
Yönetmeliğin “dayanak” başlıklı 3 üncü maddesine göre
“Bu Yönetmelik; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun Ek 1 inci maddesi ve 19/4/1983 tarihli ve 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır”.
Yönetmeliğin dayanaklarından biri olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda geçici görevlendirme yetkisine ilişkin tek hüküm, ek madde 8 olup; o da “Kurumlar arası geçici süreli görevlendirme” başlığını taşımaktadır. Ayrıca maddede “memurun muvafakatinin aranacağı” açıkça belirtilmiştir. (ek madde 8/1-f).
Yönetmeliğin bir diğer dayanağı olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nda ne geçici görevlendirmeye ne de görevlendirme yetkisine ilişkin bir hüküm bulunmaktadır. 3359 sayılı Kanun’un “Bazı sağlık personelinin atanması” başlıklı ek madde 1 hükmünde geçici görevlendirmeye ilişkin bir düzenleme yer almadığı gibi atama yetkisine ilişkin bir hüküm de yer almamaktadır. Maddenin birinci fıkrasında yer alan hükmü “açık” biçimde Yönetmeliğin “KURAYA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR”ı düzenleyeceğine ilişkindir.
Diğer dayanak Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik ise görevlendirmelere ilişkin olmayıp tamamen yer değiştirme suretiyle yapılan atamalara ilişkindir.
Dolayısıyla Sağlık Bakanlığı Atama Ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile dayanağı mevzuatta geçici görevlendirmede yetkiye dair bir hüküm bulunmamaktadır.
2– İlde görevli memurların nasıl tayin edileceği 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun “I–İl memurlarının tayin usulü” başlıklı bölümünde, 8 inci maddede düzenlenmiştir. Maddenin A bendinde sayma yolu ile belli memurların tayin yetkileri doğrudan bakanlık veya genel müdürlüklere verilmiştir. (A) bendinde “sayılı” memurlar dışındaki memurların bakanlık ya da genel müdürlükler tarafından il emrine tayin edildikten sonra il içinde nasıl görevlendirilecekleri (B) bendinde hüküm altına alınmıştır: “B) Bunun dışında kalan bütün memurlar Bakanlıklar veya tüzelkişiliği haiz genel müdürlükler tarafından valilik emrine tayin edilerek il idare şube başkanının inhası üzerine valiler tarafından istihdam yerleri tesbit olunur.”
Bu açık hüküm uyarınca ilde bir memurun görevlendirilmesi, il şube başkanının “inhası” üzerine ancak “vali” tarafından yapılabilir.
Yönetmelikler, kanunlara aykırı olamaz. Yönetmeliklerle, kanuna aykırı hükümler getirilemeyeceği gibi; kanun hükmünün daraltılması; kanun hükmünün genişletilmesi; dayanağı olan kanunda yer almayan ya da öngörülmeyen hususların yönetmelikle düzenlenmesi de mümkün değildir.
3– Anayasanın 126 ncı maddesine göre illerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır. Yetki genişliğinde, merkeze ait bir kısım yetkilerin kanunla devri söz konusudur. Dolayısıyla ilin yöneticisi vali, doğrudan devlet kamu tüzel kişiliğini kullanma yetkisine sahiptir. Bu yetki anayasadan kaynaklandığı için mevzuatla valiye verilen bir yetkinin, temsilcisi olduğu bakan (ya da bakanlık) tarafından kullanılması mümkün değildir.