Uygulamada idareler, doğum yapan memur veya eşine 657 sayılı Kanun’un ek madde 43 hükmünün tanıdığı yarım zamanlı çalışma hakkını kullandırmamakta, gerekçe olarak da Kanun’da Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılması gerektiği belirtilen düzenleyici işlemin henüz yürürlüğe girmediğini gerekçe göstermektedirler.  

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Doğum sonrası yarım zamanlı çalışma" başlıklı ek madde 43 hükmü şöyledir: 

"Doğum yapan memurlar doğum sonrası analık izninin veya 104 üncü maddenin (F) fıkrası uyarınca kullanılan iznin, eşi doğum yapan memurlar ise babalık izninin bitiminden, ilgili mevzuatı uyarınca çocuğun mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden aybaşına kadar olan dönemde, ayrıca süt izni verilmeksizin haftalık çalışma saatlerinin normal çalışma süresinin yarısı olarak düzenlenmesini talep edebilirler. Bu kapsamda yarım zamanlı çalışmaya başlayan memur, aynı çocuk için bir daha bu haktan yararlanmamak kaydıyla başvuru tarihini izleyen ay başından geçerli olmak üzere normal zamanlı çalışmaya dönebilir. Bu fıkra hükmünden yararlanan memura, yarım zamanlı çalışmaya başladığı tarihi izleyen ay başından itibaren, mali haklar ile sosyal yardımlarına ilişkin her bir ödeme unsurunun yarısı esas alınarak ödeme yapılır. Bunların fiili çalışmaya bağlı ödemeleri hakkında ise ilgili mevzuat hükümleri uygulanmaya devam olunur. Derece yükselmesi ile kademe ilerlemesi için aranan süreler açısından bu şekilde çalışılan dönemdeki hizmet süreleri yarım olarak dikkate alınır. Bu kapsamdaki memurun çalışma saatleri ilgili kurum tarafından belirlenir. Bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşleri de istekleri üzerine çocuğun fiilen teslim edildiği tarihten veya 104 üncü maddenin (A) fıkrası uyarınca sekiz haftalık izin verilmesi ya da aynı maddenin (F) fıkrası uyarınca izin kullanılması hâlinde bu izinlerin bitiminden itibaren bu fıkra hükümlerinden yararlanır.

Yarım zamanlı çalışma hakkının kullanımına ilişkin usul ve esaslar ile bu haktan yararlanamayacak memurları; hizmet sınıfı, kadro unvanı, kurum veya teşkilat bazında birlikte veya ayrı ayrı belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir."

Memurlar Kanunun aradığı koşulları sağladığı takdirde henüz bir "alt" (ikincil) düzenleme yapılmamış olduğu gerekçesi ile kanunla açıkça tanınmış bir haktan mahrum bırakılamaz. Dahası söz konusu düzenlemenin ne zaman yapılacağı hususunda herhangi bir süre belirlenmediği de göz önünde bulundurulduğunda, hakkın belirlilik ilkesine aykırı olarak kısıtlanması söz konusu olmaktadır.

Ayrıca ek madde 43 kapsamlı bir düzenleme ihtiva ettiğinden, ikincil mevzuat (yönetmelik gibi) olmadan da uygulanabilir niteliktedir. Nitekim konuya ilişkin yargı kararları da aynı yöndedir.